Ana sayfa İş Dünyası BARIŞ AYDIN TÜGİAD Başkanı İle Röportaj

BARIŞ AYDIN TÜGİAD Başkanı İle Röportaj

376
0
PAYLAŞ

BARIŞ AYDIN , başkanı olduğu TÜGİAD Ankara’da ve firmaları Barışkent ve BA Grup’taki başarılı çalışmaları ile iş dünyasında adından sıklıkla söz ettirmeyi başarıyor. Ankara’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkent’i olmasının yanı sıra ‘’Anadolu’ya açılan bir kapı’’ olduğunu söyleyen Aydın, Ankara’ya güvenilmesini, yapılacak her yatırımın karşılığının mutlaka alınacağını vurguluyor. Ayd ın, Ankara’nın dünyanın en güvenl ve düzenli başkenti olduğunun da altını çizerek, yerlive yabancı sermayelerin ilgi odağı haline geldiğini belirtiyor. Genç yaşına rağmen Ankara iş dünyasında önemli bir konuma sahip Barış Ayd ın, sivil toplum kuruluşlarının olmazsa olmazı. 12 ayrı sivil toplum kuruluşunda aktif olarak görev yapıyor. Başkent iş dünyasında yaşanan her olayda gözler hep üzerinde. Hangi adımı atacağı, ne söyleyeceği merakla bekleniyor. İnatçı… Başladığı her işten sonuç çıkarmayı biliyor. Sadece ticari projelerinde değil, eğitimden sağlığa, sanattan spora daha doğrusu yaşama dair her alanda tüm Ankara’nın sevgisini kazanan biri… Ankara’dan direkt yurt dışı uçuşların azlığını gündeme getirdi, THY’yi harekete geçirmekle kalmadı, sesini Roma’ya bile duyurdu. Bugünlerde oldukça da heyecanlı, nasıl olmasın ki? Tam 15 yıl aradan sonra ikinci çocuğunu kucağına alacak. ‘’Ankara sevdalısı’’ Barış Ayd ın’a Başkent’e dair her şeyi sorduk, o da içtenlikle yanıtladı.

Barış Aydın’ı kısaca tanıyabilir miyiz?
Ankara’da doğdum. İşletme mezunuyum. Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteriyorum, iki dönemdir de Türkiye Genç İşadamları Derneği’nin Ankara başkanıyım. 17 yıldır evliyim, 15 yaşında bir kızım var.

Bugünlerde ikinci çocuğun heyecanını yaşıyorsunuz.
Evet, 15 yıl aradan sonra mart sonunda Allah kısmet ederse bir kızım daha olacak . Kısmet olursa üçüncü çocuğu da düşünüyorum. Kalabalık bir ailede büyüdüm ve kalabalık aileyi seviyorum. İmkanları iyi olan kişilerin fazla çocuk yapmasında bir sorun olmadığını düşünüyorum.

Başarınızı neye borçlusunuz?
Ailemin manevi desteği başarımdaki en büyük etkendir. Çok yoğun tempoda, gece gündüz demeden çalışıyoruz. Eşim ve kızıma özverilerinden, desteklerinden dolayı minnettarım.

Her başarılı iş adamının hayatında milat denilebilecek bir dönem vardır, sizin miladınız ne oldu?
Müşteri temsilcisi olarak adım attığım gayrimenkul sektörü benim için milat oldu. Oradaki başarılarım, hedefimi hep yükselterek bugün sahip olduğum BA Grup ve Barışkent i’ kurmamı sağladı. Sizi bugünlere taşıyan ilk şirketiniz hangisiydi? İlk şirketim olan BR İnşaat Gayrimenkulü 1999 yılında orta- ğımla birlikte kurmuştuk.. Ama beni bugünlere Barışkent İnşaat Gayrimenkul getirdi. Barışkent’i 2003 yılında küçük bir ofiste kurdum. Yıllardır bu şirket aracılığıyla pazarlama, danışmanlık, proje geliştirme, yönetim ve satış sonrası hizmetleri veriyoruz. Yakın zaman da BA Grup faaliyete geçti.

Kalite, güven koşulsuz müşteri memnuniyeti Barışkent ve BA Grup markasını oluştururken ilkeleriniz nelerdi?
Barışkent ve BA Grup markasını oluştururken belli bir plan doğrultusunda, strateji geliştirerek hareket ettik. Sektöre girmeden önce alanımızla ilgili piyasa araştırması yaptık, pazarda faaliyet gösteren büyük şirketlerin markalaşma sürecini inceledik. Bu süreç sonunda kalite, güven ve koşulsuz müşteri memnuniyeti olarak listelediğimiz marka öz değerlerimizi oluşturduk. Barışkent de, BA Grup da güven ve dürüstlük ilkeleri üzerine kurulmuş markalardır. Geçmişten günümüze gerçekleştirdiğimiz yatırım, üretim ve projelerle dünya genelinde kabul görmeyi hedefliyoruz. Barışkent ve BA Grup, ulusal bir marka oldu ve uluslararası olma yolunda hızla ilerliyor

BA Grup hangi alanda faaliyet gösteriyor? Gelecekte yapacağınız projelerden bahseder misiniz?
Henüz yeni sayılabilecek BA Grup’la inşaat, lojistik, bilişim gibi birçok alanda faaliyet gösteriyoruz. Amacımız, faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda en iyi hizmeti üretebilmek. Müşteri memnuniyetini önceliğimiz olarak belirledik. Çünkü hedeflediğimiz liderliğe bununla ulaşabileceğimizi biliyoruz. BA Grup, inşaat– taahhüt alanında hayata geçirdiği projeler ve yatırımlarını; otel, altyapı projeleri, üretim tesisleri, fabrikalar, toplu konut ve lüks konutlar, iş merkezleri, taahhüt ve anahtar teslim işleri olarak sınıflandırmak mümkün. Bu doğrultuda gayrimenkul ve inşaat sektörüyle ilgili ciddi projelerimiz var. Bu projeler Türkiye’de ve yurt dışında devam ediyor. Arsa ve sağlık turizmine yatırım yaptık ve kısa zamanda projelendirip, hayata geçireceğiz. Proje çalışmaları bitince nerede, neler yapacağımızı açıklayacağız.

Sponsor özelliğinizle de öne çıkıyorsunuz. Bunun altında yatan neden nedir?
Biz kazandığımızı paylaşmalıyız ki kültür, sanat, eğitim, spor gibi hayati önem taşıyan konularda da ülkemizin ve yöremizin kalkınmasını sağlayalım. Bizler zincirin halkalarıyız. Bu halkalardan biri koparsa hepimizin emekleri boşa gider. Barışkent ve BA Grup olarak sponsor olduğumuz konulara bu gözle bakıyoruz. Hem BA Grup hem de Barışkent olarak onlarca etkinliğe sponsor olduk. Bunca hizmet karşılığını bulmuştur sanırım. Bu hizmetleri yaparken hiçbir zaman karşılık beklemedik. Ancak birçok kurum ve kuruluştan 100’ün üzerinde ödül aldık.Ben kazanımların maddi veya manevi paylaşılmasından yana birisiyim. Ülkemiz için, insanlarımız için her kesimin gücü nispetinde doğru projelere destek vermesini isterim. Ankara’nın geleceğine inanıyorum

Ankara’da başarılı olan iş adamları soluğu İstanbul’da alıyor. Sizin de böyle bir düşünceniz var mı?
Herkesin kararına saygı duymak gerekir. Ben Ankara’nın geleceğine inanıyorum, Türkiye’nin geleceğine inanıyorum. Yatırımlarımı hep Ankara ve çevresinde yapıyorum. Herkese de Ankara’ya yatırım yapmaları için çağrıda bulunuyorum. Ankara, büyük, düzenli ve güvenli bir şehir. Başkent olması başlı başına büyük önem taşıyor. Ayrıca Anadolu’ya açılan bir kapı olarak da görmek lazım. Yaşam standardı giderek yükseliyor. Ankara kalkındığı takdirde, Anadolu da kalkınabilecek. Sesi Roma’dan bile duyuldu.

İstanbul’a gelen yabancı yatırımcıyı Ankara’ya çekmek zor oluyor. Bu noktada Ankara’dan yurt dışına direkt uçuşlar büyük önem taşıyor. Bu konuda bir çalışma başlattınız, sonuçlarını alıyor musunuz?
Türkiye, son yıllarda yaptığı atılımlarla dünyada parmakla gösterilen bir ülke haline geldi. Yabancılar Türkiye’ye güveniyor ve yatırım yapmak istiyor. Ama bu yatırımlar maalesef ağırlıklı olarak İstanbul ile sınırlı kalıyor. İstanbul artık bir dünya şehri. Birçok Avrupa ülkesinden de büyük. Gurur kaynağımız ancak Türkiye’nin başkenti Ankara’nın da dünya başkentleri arasında olması için Ankara’yı da yurt dışında çok iyi tanıtmamız gerektiğine inanıyorum. Ankara, çevre illerle birlikte 12 milyonluk yolcu kapasitesine sahip bir kent. Yabancı yatırımcıların, Ankara’ya direkt gelebilmelerini ve İstanbul dışında yatırım yapılabilecek bir şehir daha olduğunu görmelerini istiyoruz. TÜGİAD Ankara olarak bir çalışma başlattık. THY Müdürü geldi, 12 olan yurt dışı direkt uçuş sayısını önce 16’ya ardından da 20’ye çıkaracaklarını bildirdi. Sesimiz Roma’da bile duyulmuş ki Alitalia’nın Türkiye Genel Müdürü işyerimde beni ziyaret etti. Mart sonundan itibaren Ankara-Roma arasında haftada 3 gün karşılıklı sefer yapılacağı müjdesini verdi. Bu seferleri çok önemsiyorum. Yabancı yatırımcıların Ankara’ya direkt gelmesinin önünü açacak olan Ankara-Roma karşılıklı seferi, hem Ankaralılar için hem de çevre iller için büyük avantaj sağlayacak.

Ankara ve çevre illerin gelişimi konusunda kimlere, ne gibi görevler düşüyor? Yurt dışından Ankara’ya yabancı başbakan, bakanlar geldiğinde yanlarında iş adamları da bulunuyor. Ancak Ankara’daki görüşmeler bittiğinde yabancı konuklar hemen İstanbul’a götürülüyor. Dolayısıyla yabancı iş adamlarıyla Ankaralı iş adamlarının tanışma ve toplantı yapma imkanı olmuyor Bu noktada siyasilere büyük görev düşüyor. Görüşme imkanı sağlandığı takdirde yabancı yatırımcılara, projelerimizden bahsedip, Başkent’imizi ve çevre illeri tanıtma fırsatı bulabiliriz. Bu vesileyle de ülkemizin kalkınmasında üzerimize düşen görevi yerine getirmiş oluruz.

Silikon Vadisi’nin Kocaeli Gebze’ye kurulması gündemde. Sizce nereye kurulması daha uygun olur?
Ankara’da 21 üniversite var ve eğitim düzeyi çok yüksek. Ankara, ihracatta, sağlık turizminde, savunma sanayisinde ve dumansız sanayide de giderek gelişiyor. Nüfusunun yüzde 50’sinden fazlası 30 yaşın altında ve bu da Ankara’nın dinamik bir şehir olduğunu gösteriyor. Ankara’ya yatırım yapılmaması için hiçbir neden yok, sadece fırsat verilmeli. Ankara’nın potansiyelini ve arazi noktasında sıkıntısının olmadığını düşünürsek Silikon Vadisi’nin Ankara’da olmasını çok isteriz. TÜGİAD Ankara’da ikinci kez başkan oldunuz. TÜGİAD’ı kısaca anlatır mısınız? Evet TÜGİAD Ankara başkanlığını, arkadaşlarımla birlikte ikinci dönemde de sürdürüyoruz. TÜGİAD’ın yanı sıra birçok STK’da üyeliğim var ve çoğunda da yönetim kurullarında görev yapıyorum. İçlerinde federasyon ve konfederasyon olanlar da var. TÜGİAD’da 21-45 yaş arasında olan girişimci bir grupla Türkiye’yi temsil ediyoruz. Toplam 850 kişiyiz ve 2 bin şirkette 500 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. TÜGİAD üyelerine ait bu şirketler 50 milyar dolarlık ticari hacmiyle inanılmaz bir iş potansiyeline sahip. Genel merkezimiz İstanbul’da. Ankara’nın dışında Bursa, Mersin ve İzmir’de şubelerimiz var. Yakında Samsun’da Karadeniz Bölgesi şubesini açacağız, Doğu’da bir şube daha açılması gündemimizde. Birçok ülkede de temsilciliklerimiz var. Türkiye’nin en önemli STK’larından biri. Mensubu olmaktan da her zaman gurur duymuşumdur. Başkanlığını yürüttüğüm TÜGİAD Ankara’da da yüzlerce proje gerçekleştirdik.

Sabah Ankara hakkında neler düşünüyorsunuz?
Osman Altınışık Bey Sabah Ankara’da göreve başladığında ziyaretine gittim. Projelerinden bahsetti. Kısa süre içinde bu projeleri uygulamaya koyduğunu gözlemledim. Yaptığı değişiklikleri, kurduğu ekibi başarılı buldum. Hızlı bir giriş yaparak kendisini gösterdi. Ankara’nın güzelliklerini ve sorunlarını dile getirdi. Kendisini tebrik ediyorum. Sabah Ankara STK’lara değer veren bir gazete. Toplumun her kesiminin sesi oldu.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here