Ana sayfa Sağlık Dr. Altay ŞAHİN ile GRİP ve GRİP AŞISI Hakkında Konuştuk

Dr. Altay ŞAHİN ile GRİP ve GRİP AŞISI Hakkında Konuştuk

354
0
PAYLAŞ

Grip ateş boğaz ağrısı burun akıntısı, baş ağrısı, adele ağrıları, halsizlik dermansızlık iştah azalması gibi belirtilerle hastaneye yatma gerektirecek kadar ağır seyredebilen ciddi bir hastalıktır. Hastaların, konuşurken, bağırırken, aksırırken nefesinde bulunan ve havada asılı damlacıkların taşıdığı virüsleri duyarlı insanların soluması ile insandan insana kolay bulaşır ve hızla yayılır. Yüzey kısmında bulunan proteinlere bağlı farklı tiplerde grip virüsleri vardır. Virüs yüzeyindeki Hemagglutinin (H) ve neurominidase (N) proteinlerinin yapılarına göre influenza A ve influenza B tiplerine ayrılır. İnluenza A nın H ve N yapısında zamanla antijenik shift denilen önemli değişiklik gelişir. Yine influenza A da ve B’de H ve N yapısında antijenik drift denilen öncekine göre daha küçük değişiklikler olabilir. Mevsimsel influenza A (örneğin H1N1, H3N2 suşları) ve B ile, pandemik grip salgını influenza A (örneğin H1N1, H2N2, H3N2 suşları ki buna başka tipler eklenebilir) ile, kuş gribi influenza A (örneğin H7N2, H5N1) ile gelişir. Bir virüsün antijenik yapısına gelişen bağışıklık aynı virüsle tekrar infeksiyon gelişmesini engeller. Önceki infeksiyonlarda gelişen bağışıklık, virüste gelişen Antijenik shift ile etkisiz hale gelir. Bu şekilde grip virüsünün yapısal değişikliği hastalığın her yıl yayılarak salgınlar yapmasına olanak sağlar. Her yıl farklı suşlarla farklı hastalık tablosu gelişebilmektedir. 1957- 1958, 1968-1969 salgınlarında neden fazla ölümlerin görüldüğü bu şekilde açıklanabilir. Kuş gribi insandan insana pratik olarak bulaşmaz Kanatlılarda yaptığı salgın döneminde klinik tablosu ağır seyreden 18 hastada saptanmış 6 ölüm gelişmiştir. Korkulan insandan insana bulaşmayı sağlayacak antijenik değişiklik olasılığıdır. Virüslerin antijen yapısındaki değişiklikler aynı zamanda aşı yönünden de önemlidir. Her yılın aşısı o yılın salgınlarındaki suşlara karşı hazırlanmalıdır. Neden Grip Aşısı?
Grip ciddi hastalıktır. Yukarıda bahsedildiği gibi her yıl hastalık seyri farklı olabilir Salgınlar kasım-nisan ayları arsında gelişir Hastalık ve/veya aldığı tedavilerle bağışıklığı azalmış, kronik kalp, solunum sistemi, böbrek hastalığı olanlarda ve 65 yaş üstü hastalarda komplikasyon ve ölüm riski yüksektir. Klinik tablonun daha ağır seyretme riski de artar. Daha fazla komplikasyon görülür. Sağlık kurumlarına başvurular, hastaneye yatışlar ve tedavi giderleri, istirahat, hastalık süresince çalışma performansındaki düşme önemli maliyet ve işgücü kaybı demektir.Aşılama ile virüse antikor geliştiğinden sadece hastalık değil toplumlarda gribin yayılması da azalır.

Grip Aşıları
Uygulamada daha çok influenza A (H1N1), influenza A (H3N2) ve influenza B ye karşı hazırlanan trivalent aşı kullanılmaktadır. Bunlara farklı B virüsünün eklenmesiyle quadrivalent aşıda vardır. A.B.D. de bulunan Hastalık Kontrol Merkezi (Center for Disease Control = CDC) tarafından 2016-17 sezonunda inaktive influenza virüsleriyle elde edilen aşılar ve recobinant yöntemle elde edilen influenza aşılar (RIV) önerilirken, buruna püskürtmeyle kullanılan canlı virüs aşısı önerilmemiştir. Trivalent Inactivated Influenza Vaccine (IIV) yumurtada çoğalan virüsle üretilir. Yaklaşık olarak hastalığı önlemede % 70, buna karşın ölümleri azaltmada % 80 etkili olduğu bildirilmektedir. Geçen zaman aşılama ile gelişen bağışıklık azalmakta, yeni suşlara karşı yapılan aşılama ile bağışıklık artmaktadır. Yapısal değişiklik gösteren virüsün her suşuna yeni aşı gereklidir. Bu nedenle grip aşısının her yıl tekrarlanması gerekmektedir. Aşının etkinliği 2 haftada ortaya çıkar. Aşılama tarihinde bu durum dikkate alınmalıdır. Grip salgınları genellikle kasım-nisan ayları arasındadır. Aşılamada bu zaman dilimi ve etkinlik ortaya çıkma süresi önemlidir.

Grip Aşısının Etkinliği
Aşının içindeki virüslerle, toplumda dolaşan grip virü- sü yakın uyum gösteriyorsa etkinlik derecesi yüksektir. İkisi arasındaki uyum düşük derecede de olsa bile, göreceli bir etkinlik bulunduğu ve gribe bağlı komplikasyonları azalttığı ileri sürülmektedir. Aşının etkinliğindeki diğer önemli faktörler, özellikle ileri yaş, kişinin sağlık ve bağışıklık sisteminin durumudur. Ayrıca yıldan yıla yaş ve risk gruplarına göre aşının etkinliği değişmektedir. Aşını sağladığı faydalar ise gribin hastalık şiddetini veya hastalık gelişmesini önleme, gripten ve birlikte bulunan kronik hastalıklardan kaynaklanan hastane ve yoğun bakım servislerine yatışları, ölümleri azaltma şeklinde özetlenebilir. astalığın önlenmesi kişinin çevresindekilere bulaşmayı da engellemektedir.

Kimler Aşılanmalı
A.B.D. de bağışıklama ile ilgili komite (Advisory Com- mittee on Immunization Practices = ACIP) 2016-17 grip sezonunda 6 ay ve daha yukarı yaşlardaki herkesin IIV veya RIV Rekombinan İnfluenza Vaksin) ile aşılanmasını önermiştir. KOAH, Diyabet, Kalp hastalığı, Nörolojik hastalıklar Kronik Böbrek ve Karaciğer hastalıkları gibi kronik hastalıklar ile Hastalık ve/veya tedavisiyle bağışıklık sistemi baskılananlar, 65 yaş üstündekiler, influenza mevsiminde 2. veya 3. trimestre girecek gebeler, yüksek riskli kişilere yakın teması olanlara şiddetle aşı yaptırılması önerilmektedir. Yumurta tavuk proteinine ve aşı bileşenine (form aldehit, gentamisin sülfat veya sodyum deoksilat’a) hipersensitivite durumunda aşı yapılmaz. Aşılama yerinde gelişebilecek şişlik, kızarıklık, ağrı ve ateş görülebilir. Bu komplikasyonlar çok önemli sorun yaratmaz. Gerektiğinde semptomatik tedavi uygulanabilir.

PNÖMOKOK (BAKTERİ – MİKROP) İLE GELİŞEN HASTALIKLAR VE AŞILARI
Neden olduğu hastalıklarda pnömokok bakterisi, yakın temaslarla insandan insana yayılmaktadır. Yaptığı önemli hastalıklar, pnömoni (zatürre), orta kulak iltihabı, beyin ve omurilikte menenjit ve kanda bakteriyemi şeklinde özetlenebilir. Bu hastalıklar toplumlarda ölüm dahil önemli sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Pnömokoklar, toplumdan kazanılmış pnömonilerin % 15 -50 sinden, akut orta kulak iltihaplarının % 30-50 sinden sorumludur. WHO 2005 te çoğunluğu gelişmekte ülkelerde 2 yaş altında 1.6 milyon çocuk ölümü bildir- miştir. Aşılama sayesinde A.B.D. de 1998 de pnömokoksik hastalık 100/100.000 iken 2015’te 9/100.000 ne düşmüştür. Bir doz pnöumokkal konjuge aşı ile pnömokokkal invaziv hastalık her 10 bebekte 8’e, 65 yaş ve üstü her 100 erişkinde 75’e, pnömokoksik zatürre 65 yaş ve üstü her 100 erişkinde 45’e azalma göstermiştir. A.B.D. de çocuklarda rutin aşılama ile sadece çocuklar değil erişkinlerde de aynı zamanda pnömokoksik infeksiyonlarda azalma görülmüştür. Kanada da HIV pozitif hastalarda invaziv pnömokokkal hastalık, yıllık 768/100.000 hastadan 244/100.000’ e düşmüştür. Aşılama ile çocuklarda sadece hastalıktan korunma değil hastalığın yayılmasında da azalma sağlamaktadır.

Pnömokokkal Polisakkarid Aşı
İlk aşı bakterinin kapsüler polisakkaridinden elde edilmiştir. 1983 te pnömokokkal polisakkarid aşı 23 (PPSV23) kullanılmaya başlanmıştır. ABD de PPSV23 65 yaş ve üzerindeki erişkinlere, uzun süreli sağlık sorunu olanlara, 2 yaş üzeri ciddi sağlık sorunu olan çocuklara 5 yıl ve daha fazla koruyucu amaçla kullanılmıştır. WHO benzer öneri ve KOAH alevlenmelerinin kontrolünde faydalı olduğunu, ama çocukluk aşılama programda önerilmediğini bildirmiştir. Birleşik Krallıkta 2011 martında The Joint Committee on Vaccination and Immunization (Bağışıklama ve Aşılama Komitesi) PPSV nin 65 yaş ve üzerindekilerde uygulanmasının durdurulmasını tavsiye etmiştir. 2013’te ise devletin Yeşil Kita- bında resmi olarak 65 yaş üzerine aşılama önerilmiştir. Bu aşı 65 yaş ve üzerindekilere, 2-64 yaş arası uzun süreli sağlık sorunu olanlara, 2-64 yaş arası bağışıklık sisteminde sorun olanlara, 19-64 yaş arası kronik hastalığı olanlara önerilmektedir. genellikle tek doz yeterli olmaktadır. 65 yaş öncesinde uygulanmışsa sonrasında tekrar verilebilir. 2-3 haftada bağışıklık gelişmektedir. Uygulama yerinde kızarıklık ağrı ile ateş adele ağrıları gelişebilir Bu komplikasyonlar önemli değildir kendiliğinden düzelmektedir. Hayatı tehdit eden alerjik reaksiyonu olanlara, PPSV nin herhangi bir komponentine alerjisi olanlara, uygulama tarihinde orta ağı derecede hastalığı bulunanlara, 2 yaş altındakilere ve gebelere bu aşı yapılmamalıdır.

Pnömokokkal Kojuge Aşı
Pnömokokkal Konjuge Aşı (Pneumococcal Conjugate Vaccine = PCV), (PCV7 veya Prevnar 7) ye, Amerikan Food and Drug Administration (FDA ilaç ve aşılara ruhsat veren kurum) tarafından 2000 ruhsat yılında verilmiştir. Antijenini içerdiği pnömokok suşlarının infeksiyonunu önllemede etkili olan bu aşıya, pnömokokların 6 farklı tipine daha koruma sağlayan,, FDA’in 2010 yılında ruhsat vermesiyle PCV13 veya Prevnar13 eklenmiştir. Çocuklarda yapılan araştırmalarla aşının antibiyotiklere rezistan saptanan tipler dahil, invaziv pnömokok infeksiyonlarından korunmada etkili olduğu gösterilmiştir. A.B.D. de çocuklarda rutin kullanımından sonraki periyodda aşı antijenlerini taşıyan pnömokokkal hastalıklar % 99 azalmıştır. Aşılananlardan dolayı hastalık havuzu azalacağından, pnömokokkal hastalıkların aşılanmayan çocuklara bulaşma ve dolayısıyla hastalık gelişme oranı da düşmüştür. FDA 2011 yılında PCV13’ün 50 yaş ve üzerinde kullanılmasına ruhsat vermiştir. Yapılan çalışmalarda PCV13le aşılanan erişkinlerde PPSV23’e benzer şekilde pnömokokkal hastalık ve pnömokoksik pnömonilerden % 50-80 dolaylarında korunma sağladığı bulunmuştur. CDC nin önerilerine göre;

  • Bebeklerde seri halinde 2.,4.,6., ve 12-15 aylar arasında 4 doz olarak,
  •  Sağlıklı ve önceden aşılanmamış 24 aylık- 4 yaş arası çocuklarda 1 doz, altta diyabet, hemoglobinopati, dalak yokluğu, HIV infeksiyonu, kronik böbrek hastalığı, bulunanlar, bağışıklığı baskılayan hastalığı ve/veya tedavisi alanlar transplantlar 1-2 doz,
  •  6 -18 yaş arasında bir önceki listeye ek olarak kronik kalp ve akciğer haslığı olanlara, önceden yapılmış olsa da PCV13 veya PPSV23 ten 1 doz,
  •  19 – 64 yaş arası bir önceki listeden hastalığı olanlara, bir doz PCV13 bir yıl sonra PPSV23 bir doz , • 65 yaş yukarısına PCV13 bir yıl sonra PSV23 birer doz,
  •  65 yaş yukarısına önceden PPSV23 almışsa en az bir yıl sonra olması koşuluyla, PPSV23 bir doz yapılma şeklinde uygulanması önerilmektedir.

Daha önceden yapılan aşılamada anaflaksi gibi aşırı alerjik reaksiyon gelişenlere, aşının herhangi bir komponentine şiddetli alerjisi olanlara uygulanmamalıdır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here