Ana sayfa Sektörler Ebru Tanalp İle Röportaj

Ebru Tanalp İle Röportaj

384
0
PAYLAŞ

Kapıdan adımımı ilk attığımda gör düğüm güzellik kar şısında “Aman Allahım ben cennette miyim ” demiş tim ilk kez Çakıl Kafe’ye gittiğimde. Sonr aları Çakıl kafenin yaratıcısı sevgili Ebru Tanalp’ın kalbinin güzelliğinin mekana yansıdığ ını anladım. Birden bire hayatımdaki özel kadınlardan birisi olup çıkıverdi Ebru. Çakıl’ın varoluş hikayesini ondan dinledim leziz pastaları yerken…

Ebru Tanalp kimdir, bize kendinizden bahseder misiniz?
Kapıdan adımımı ilk attığımda gör düğüm güzellik kar şısında “Aman Allahım ben cennette miyim ” demiş tim ilk kez Çakıl Kafe’ye gittiğimde. Sonr aları Çakıl kafenin yaratıcısı sevgili Ebru Tanalp’ın kalbinin güzelliğinin mekana yansıdığ ını anladım. Birden bire hayatımdaki özel kadınlardan birisi olup çıkıverdi Ebru. Çakıl’ın varoluş hikayesini ondan dinledim le yerken… ziz pastaları 1978 Ankara, Beypazarı doğumluyum. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı’ndan mezun oldum. Mezun olur olmaz açtığım şahıs firmasıyla proje çizerek peyzaj mimarlığı mesleğine atıldım. İlerleyen zamanlarda bilirkişilik, danışmanlık ve ardından da uygulama kısmına geçtim.

Peki, Çakıl kafenin doğuşu…
Ankara’da hep özlemini duyduğum bir şey vardı. Şöyle doğa içerisinde oturup, huzurlu bir ortamda bir şeyler yerken dostlarımla sohbet edebileceğim bir ortamdı bu. Tesadüfen 2009 yılında Atatürk Orman Çiftliği’nin açtığı bir arsa kiralama ihalesinden haberim oldu. Yer evime çok yakın bir yerde Gazi mahallesindeydi. Hemen gidip baktım karşımda bir mezbelelik ve çöp yığını duruyordu. Uzun süredir kullanılmadığı için burayı çevre apartmanlar çöplerini dökmüştü. İçindeki eski dökük binada ise tinerciler kol geziyordu. Bu kadar kötü gözükmesine rağmen peyzaj mimarlığı deneyimim sayesinde gözüme çok farklı gözükmüştü. İşte benim aradığım yer dedim ve ertesi gün gerekli şartları son dakika telaşıyla birlikte hazırlayıp ihaleye yetiştim. İhaledeki rakiplerim deneyimliydi bense ilk kez bir ihaleye giriyordum bunun heyecanından kalbim küt küt artıyordu. Kafamdan bir rakam ve bir sistem belirledim ve bu rakama kadar çıkarım dedim. Rakibim ne dediyse ben iki katını verdim. Artık limitime geldim çekiliyorum diyeceğim işte o an şans yüzüme güldü ve rakibim çekiliyorum dedi.

Ya sonrası…
Anahtarı aldık ve yere gittik kafamda binlerce plan proje uçuşuyor, bütçem kısıtlı. Yeri gören eş dost akraba kapının önünde köfte ekmek sat kiranı çıkar başka bir şey olmaz buradan diyor. İçerdeki binayı kullanabilir bir yer haline dönüştürmeye çalışıyoruz fakat tadilat işine başladığımız dakika bina olduğu gibi çöktü. Biz de bunun üzerine yeni bir yer yapmaya karar verdik. Bu iş ya beni çıkaracaktı ya da batıracaktı. Kolları sıvadım ve başladım. Binanın projesini çizdirdik, dik çatılı bir şey olsun, farklı olsun istedim. Zaten bu benim rüyamdı onun için masalsı bir yer olsun istedim. 3 ay gibi kısa bir sürede yaptık, bahçeyi düzenledik, çiçekler, ağaçlar, kısaca hayal ettiğim her şey ve açılışı yaptık.

Daha önce bu işle ilgili bir deneyiminiz var mı?
İlk başlangıçta işletmeyi bilmiyordum. Hatta sizinle bir anımı paylaşmak isterim. Aşçı işe alacağım, bir aşçı geldi iş görüşmesine. Oturduk karşılıklı, fakat aşçıya ne soru soraca- ğım bilmiyorum. Ne yemek yaparsın desem komik mi olurum diye düşünüyorum, adamla sus pus karşılıklı bakışıyoruz sadece. Bunlar tabi güzel anılar olarak kaldı şimdi bana. Eleman alırken tek düşündüğüm ve önemsediğim şey “kendim gibi düşünen insanlarla çalışmak” istiyorum.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşır mısınız?
İnsanlar kapıdan girdiklerinde kendi evlerindeki gibi ra- hat etsinler istiyorum, huzur içinde olsunlar, güler yüzüyle servis elemanlarımız karşılasın ve onların damak tadına uyan birbirinden eşsiz lezzetlerle memnun ayrılsınlar istiyorum. Çakıl’ı sahiplensinler istiyorum. Ben evimde neyi nasıl görmek istiyorsan Çakıl’da da aynı şeyler olsun istiyorum. Temizlik, hijyen bizim için çok önemli.

Çakıl’da bir şeyler yaparken kimden fikir alıyorsunuz?
Ben güzel şeyler istiyorum ama sadece benim isteklerim, hayallerim yeterli olmuyor. Bu nedenle çalışanlarımızın ve müşterilerimizin fikirleri bizim için çok önemli. Mesela menümüzü müşterilerimizin istekleriyle birlikte şekillendirdik. Ben bunu da menüde görmek istiyorum, keşke şunu da yiyebilseydik diyen müşterilerimizin isteklerini değerlendiriyor ve menümüze koyuyoruz. Tek menüyle kısıtlı değil bu olay. Mesela bir müşterimiz burası çok güzel keşke yemek yerken aynı zamanda toplantılarımızı yapabileceğimiz bir oda olsaydı. Fikir çok hoşumuza gitti ve üst katı bir toplantı odasına çevirdik.

Burada daha önce bir düğüne geldim ve çok hoşuma gitti. Kır düğünü yapma fikri nasıl oluştu?
Ben nişanlıydım, düğünümüzü yapacak yer arayışı içerisindeydik. Nerede yapabiliriz diye konuşurken yakın dostum Sevgili Nezih Allıoğlu buradan güzel bir yer bulamazsın dedi. O anda çakan kıvılcımla neden olmasın ki dedim. Kendi düğünümün hazırlıklarını yaparken o anda farkında olmadan herkese hitap edecek bir yer oluşturmuşuz. Düğün için gerekli masa, sandalye, aksesuarları aldık. Hayal ettiğim düğünümü uygulamaya dökmeye başladım. Bu arada müşterilerden de istekler gelmeye başladı ve kendi düğünüme kadar 15 çifti burada evlendirdik. Hepsinden ayrı bir deneyimle çıktık ve baktık ki bu işte profesyonelleştik. Gelen feedbackler çok iyiydi.

Kendi düğününüzü anlatır mısınız bize?
Benim hayalimde nikah ve kokteyl bir arada olsun vardı. Ama bu çok farklı ve güzel olmalıydı. Çimlerin üzerine sandalye düzeni yaptık. Ortada da güllerin atıldığı bir yol. Tıpkı filmlerdeki gibi… Hep hoşlanarak seyrederiz ya işte öyle. Sistemi bunun üzerine kurduk ve her şey çok mükemmel oldu. O gün arkadaşımın gelinliğini giydim Eşim Volkan’da bir takım elbise giydi. Bisikletimize atlayıp evden Çakıl’a kadar geldik, bir baktık ki tüm herkes camdan, balkondan bize bakıyor, arkamızdan resmen bir konvoy oluşmuş, çok eğlenceliydi.

Peki ya hazırlıklar, kuaför, makyaj…
Burada her şeyi öyle detaylı olarak planladık ve ona göre hizmet verdik ki dışarıya çıkmaya hiç gerek kalmıyor. Çakıl’a geldikten sonra özel olarak düzenlediğimiz odada gelinlik ve damatlık giyiliyor, daha sonra makyaj ve kuaför hizmeti veriliyor hem geline hem de damada. Düğün fotoğrafları da burada çekiliyor. Bahçemizde çiçeklerin, ağaçların arasında çok güzel fotoğraflar yakalanıyor. Hiçbir konuda panik yapmanıza gerek yok, her şey saat gibi tıkır tıkır işliyor siz sadece vakti geldiğinde doya doya eğleniyorsunuz.

Mangalda sucuklar pişip ekmek arasına girerken bir taraftan da sıcak şaraplarımız ellerimizi ısıtıyor. Burada kartopu oynayıp günün stresini atmanın keyfi anlatılmaz yaşanır…

Sizin bu ikinci düğününüz, ilk düğününüz su altındaydı. Bundan da bize bahseder misiniz?
Çok güzel ve çok heyecanlıydı. Bambaşka bir dünyada evlendik biz çünkü. Su altında evlendik. Su altında “evet” demek başka bir dünyada “evet” demekti. Uzun senelerden beri dalıyorum, dalış benim için başka bir aşk, başka bir dünyaya yolculuk. Hatta burada da güzel bir anımız oldu. Bizim su altında evet dediğimiz anlarda meğer Fethiye’de deprem olmuş. Biz su altındaki masanın sallandığını hissettik ama deprem olduğunu anlayamadık. Sonrasında çıktık tekneye kutlama yaptık. Fethiye’ye döndüğümüzde öğrendik ki tüm yakınlarımız merak içindeler ve panik olmuş bir vaziyette bizi arıyorlar.

Allah herkese sizin ki gibi güzel düğün nasip etsin. Dönelim tekrar Çakıl’a. Başka ne tür etkinlikleriniz var.
Kışları yine bir hayalden yola çıkarak gerçekleştirdiğimiz soba partilerimiz var. Mekanımız kaloriferli olmasına rağmen kuzineler aldık. Üstlerinde kestaneler ve ıhlamur kaynatıyoruz. Her yeri ıhlamur kokusu sarıyor. Öyle ki rezervasyonlarda müşterilerimiz özellikle soba yanı diye rezervasyon yaptırıyorlar artık. Yine karlı kış akşamlarında bahçede teneke içinde ateş yakıyoruz. Mangalda sucuklar pişip ekmek arasına girerken bir taraftan da sıcak şaraplarımız ellerimizi ısıtıyor. Burada kartopu oynayıp günün stresini atmanın keyfi anlatılmaz yaşan ı r… Pazar günleri tam anlamıyla Türk mutfağını yansıtan ürünlerden oluşan brunch ımız var. Mesela çocukluğumda yumurtayla kızartılmış ekmeği çok severdim, burada da menümüze koyduk ve herkesin çok hoşuna gitti. Anladım ki tek benim özlediğim bir lezzet değilmiş herkes benimle aynı duyguyu paylaşıyormuş. Mutfak ekibimiz çok yaratıcı. Mesela Türk mucizesi adını verdiğimiz kokoreçli pizza ile hamsili pizzayı sadece Çakıl’da yiyebilirsiniz. Gündüzleri öğleden sonra acıkmalar ve 5 çayları içinde bir menümüz var. Açık büfede hazırladığımız pastalar, börekler, kekler, kısırlar, köfteler ve diğer çeşitlerimizi sınırsız çay ikramımızla sadece 10 liraya yiyebiliyorsunuz. Her keseye de uygunuz anlayacağınız. Yazın ise sinema keyfi var yine Çakıl’da. Bahçeye özel olarak yaptırdığımız minderlerimizi atıyoruz bir taraftan mısır cipslerimizi yerken diğer taraftan da film izliyoruz. Filmleri eğlenceli Türk filmlerinden seçiyoruz. Bunun içinde facebook sayfamız cakilcafebistro’dan önerilen filmleri oynatıyoruz.
Bu güzel söyleşi için Ebru Tanalp’e teşekkür ediyoruz.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here