Ana sayfa Ekonomi FERHAT ÇAKMAK İle Röportaj

FERHAT ÇAKMAK İle Röportaj

435
0
PAYLAŞ

Özel sektörde çalışırken edindiği bilgi birikimi ve çevresine verdiği güven sonucu “Ferhat sen varsan bizde varız” diye kendisine sahip çıkan sektör çalışanlarının destekleriyle sıfırdan ticaret hayatına başlayıp kısa sürede markası Sarp Villa’yı dünya çapında bir marka yapan Ferhat Çakmak’la konuştuk.

Ferhat Çakmak kimdir, sizi tanıyabilir miyiz?
1972 Çankırı doğumluyum ama Ankara’da büyüdüm. 1994 yılında Hacettepe Üniversitesi Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliğinden mezun oldum. Evliyim ve 7 yaşında bir oğlum, 2 yaşında da bir kızım var.

Mesleğe başlayışınız nasıl oldu?
Ahşap evlere karşı büyük bir ilgim vardı. O nedenle üniversitede kendime branş olarak Ağaç işleri endüstri mühendisliğini seçtim. Okul biter bitmezde sektörün önde gelen firmalarından birinde işe başladım. Bu konuda uzmanlaşmak istiyordum, sekiz yıllık özel sektör deneyimimde işe çok iyi öğrenmek adına her bölümde çalıştım. Yani tasarım aşamasında, üretim aşamasında, bayiliklerin oluşturulması ve ürünlerin tanıtılması aşamasında. Edindiğim bilgiler sonucunda kendimi bir işyeri açmaya hazır hissettim ve işyerimden ayrıldım.

Gelelim Sarp Villa’nın doğuşuna….
2005 yılında edindiğim bilgiler ve deneyimler ışığında bir marka yaratmaya karar verdim. Bu kararı vermemde yıllarca bu işi birlikte yaptığım bayi kanadının çok önemli bir rolü oldu ve böylelikle Sarp Villa doğdu. Türkiye’de Kocaeli ve Düzce depremlerinden önce yapılmaya başlanmıştı ilk çelik konstrüksiyonlu evler. Depremde de bu evler dayanıklılığını ispatlayınca piyasada tanınır ve güvenilir bir ürün olarak yerini aldı. Sarp Villa’da yılların verdiği bilgi birikimimi çelik konstrüksiyonlu villalar üzerinde profesyonelleşerek sürdürmeye karar verdim. Hemen bu konu ile ilgili bayi ağımı oluşturarak çalışmaya başladım.

Peki ya fabrikalaşma süreciniz?
Böyle bir iş yaparken en önemli olay başka bir üreticiye bağlı kalmadan bağımsız olarak çalışmaktır. Bunun önemini bildiğim için işyerini açtığımın 2. Yılında fabrikalaşma sürecine girdim. Buradaki en büyük destekçim bayi ağımın bana olan güvenleri ve destekleri oldu. Böylelikle projelendirdiğimiz ürünleri dışarıya bağımlı kalmadan kendi fabrikamız- da en iyi şekilde üretir duruma geldik. Yapı çeliği dediğimiz malzemeyi en iyi şekilde işleyip en kaliteli ürünü elde eder hale geldik. Şu an fabrikamızda kullandığımız makine parkımızda en son gelişmiş teknolojiye sahip, bilgisayar kontrollü cnc makineleridir. Burada inşaat mühendislerimizin, makine mühendislerimizin çizimlerine uygun ve firesiz üretim yapıyoruz. Türkiye’nin ve dünyanın bir çok yerine sevkiyatımızı fabrikalarımızdan yapıyoruz. Ürünlerimizi müşterilerimize teslim ettiğimizde müşterilerimiz bir lego yapar gibi kolayca kurulumlarını yapabiliyorlar. 2007 yılında açtığımız ilk fabrikamızın ardından 2009 yılında ikinci fabrikamızı da açtık. Şu anda 180 bin metre kare kapasiteli Türkiye’nin en büyük fabrikalarından birine sahibiz. Bu fabrikalarımızda tasarım, üretim, uygulama, montaj ve teslim sonrası işlemlerde hizmet veriyoruz. Çok büyük bir insan istihdam kapasitemiz var.

Ankara’da hem üretici hem montaj konusunda mühendislik teknikleriyle profesyonel makinelerle üretim yapan tek firmayız.

Hammaddeniz çeliği nereden temin ediyorsunuz, ürün fiyatı nasıl?
Çelik, dünya borsasına tabii bir ürün. Ufak tefek fiyat farklılıkları olmasına rağmen biz hammaddeyi Türkiye’deki büyük üreticilerden alıyoruz. Burada paramızın ülkemiz içinde kalmasına büyük önem gösteriyoruz. Değişik çeşitleri olmasına rağmen biz en kaliteli hammaddeyi ürünlerimizde kullanmaya özen gösteriyoruz. Çelikten villa ne demek, eminim bir çok okuyucumuzun yeni tanışacağı bir kavram. Bize bu konuda bilgi verir misiniz? Taşıyıcı sistemlerin betonarme değil de çelik konstrüksi- yon olması demek. Taşıyıcı sistem olarak evlerin bir iskeleti olması lazım. Bu iskelette şimdiye kadar alışık olduğumuz sistem betonarmeydi. Ancak teknolojinin gelişmesiyle birlikte betonarmenin yanı sıra ahşap ve çelik konstrüksiyonlu evlerde yapılmaya başladı. Türkiye’de ahşap evlere örnek olarak Safranbolu evlerini veya Hamamönü’ndeki restorasyonu devam eden tarihi evleri verebiliriz mesela.

Depremlerden bahsettik, peki tüketici bu sistemlerden hangisini tercih etmeli? Aslına bakarsanız ahşap, beton veya çelik olmasının pek fazla önemi yok. Önemli olan projeyi yaparken doğru zemin etüdü yaparak hangi şiddette depreme dayanıklı olmasını istiyorsak ona göre malzeme kullanılmasının önemi vardır.

Yaptığınız projelerden bahsedecek olursak…
Şimdiye kadar hem Türkiye’nin hem de dünyanın her yerinde projeler yaptık. Türkiye’de ürünlerimizin kullanılmadığı hiçbir ilimiz kalmadı. Tüm Türkiye’ye yayılı çok geniş bir bayi ağımız bulunmakta. Dünyaya bakacak olursak Azerbay- can, Ukrayna, İran, Irak, Afrika ülkeleri, Avrupa ülkeleri, Amerika, Avustralya gibi hemen hemen her kıtaya ihracatımız başladı ve de devam ediyor. Sarp Villa tüm dünyada kabul edilir, güvenilir bir marka oldu. Bunda da 15 yıllık bilgi birikimimiz ve tecrübemizin önemi yadsınamaz.Şu an biten veya devam eden birkaç projemizden bahsedecek olursak Ankara Çayyolu’nda 20 villalık bir proje, Konya’da 20 villalık bir proje, yine Akçay’da 38 villalık bir proje. Otel projeleri. Devlete yaptığımız projeler arasında ise sağlık ocakları ve kreşleri sayabiliriz.

Hep işten bahsettik, peki kendinize ayırdığınız vakitlerde neler yaparsınız? Hayatım boyunca müzik benim için hep tutku oldu. Hacettepe Üniversitesinde amatörce Türk Sanat Müziği konserleri verdik ayrıca çok da güzel ud çalarım. Müzik insanı daha hoşgörülü, iyi niyetli, paylaşımcı yapıyor. Bir diğer tutkum da Fenerbahçe. Fenerbahçe’nin gönlümde yeri çok büyük. Öyle ki Fenerbahçe’nin maçı kazandığı günle kaybettiği gün arasındaki iş performansım bile değişiyor. Kazandığı vakit daha pozitif ve mutlu oluyorum. Satrançta özellikle okul yıllarımda büyük tutkularımdan biriydi, Şimdi pek fazla vakit ayıramasam da o dönemlerde satrançta bir çok ödülüm var. Türkiye’de işimden dolayı gezmediğim yer kalmadı. İş amaçlı gittiğim her yerin özellikle tarihine ve kültürüne önem verip öğrenmeye çalışıyorum. Şimdi bu merakımı dünya ülkelerinde de sürdürüyorum. Sonuçta her ülke bana yeni şeyler katıyor. Daha öğreneceğim çok şeyin olduğunu düşünüyorum. Tabii bu kadar hobiden bahsetmişken bunları eşim ve çocuklarımla birlikte yapmaktan büyük keyif aldığımı belirtmeden geçemeyeceğim.

Türkiye’de işimden dolayı gezmediğim yer kalmadı. İş amaçlı gittiğim her yerin özellikle tarihine ve kültürüne önem verip öğrenmeye çalışıyorum. Şimdi bu merakımı dünya ülkelerinde de sürdürüyorum. Sonuçta her ülke bana yeni şeyler katıyor. Daha öğreneceğim çok şeyin olduğunu düşünüyorum.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here