Ana sayfa Kültür / Sanat Hayal Sanatçısı Özgün ÖZMEN İle Röportaj

Hayal Sanatçısı Özgün ÖZMEN İle Röportaj

392
0
PAYLAŞ

Çok Değil, Bir Yılınız Kaldı…

‘’Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır’’. Konfüçyüs.
Bu sene üniversite sınavına yaklaşık 1.500.000 kişi girdi. Gerçekten büyük rakam. Yaşamın rotasını belirlemede de önemi oldukça büyük. Ben bu sınavı bir şans olarak görüyorum. Türkiye’nin her ilinden, farklı okullarından, farklı kültür ve geleneklerinden, sosyo-ekonomik seviyelerinden öğrencilerin girdiği ortak sınav. Başladığında herkesin eşit seviyede olduğu bir yarışma… İstanbul’da çok pahalı kolejde okuyan bir öğrencide bu sınava giriyor, doğu illerimizin herhangi bir köyünde okuyanda.. Dolayısıyla iyi bir üniversite ve bölüm tercihi yapıldığında o zor koşullarda öğrenimini sürdüren gençlerimiz için de aslında çok iyi bir sıçrama tahtası ..Hayatlarında başarı hikayesi yazabilmek adına bir başlangıç. Bir yıl boyunca limitleri zorlayarak buna değer mi bence kesinlikle evetttt… Bunun yanında insanın performansının sınırlarını nasıl genişletip, geliştirebileceğine imkan sağlayan ve o yoğun baskı altında motivasyonunu her daim yüksek tutabilmesi adına da kendini eğittiği bir deneyim süreci. Öyle bir deneyim ki ilerleyen tüm yaşantılarında ona eşlik edecek olan cesaret, özgüven, kararlılık ve azim çabası aslında bir nevi.. Hangi doğru adımla başlamak gerek peki bu büyük maratona? Önce zihnen hazırlık yapmak… Evet şampiyon olmak için şampiyon gibi düşünmeyi kastediyorum. Bu yarışı kazanacağının inancını bedenen, zihnen ve ruhen kabul etmek… Hedefi netleştirmek ve bu hedefin gerçekleştiğini sürekli zihinde resmetmek… Çünkü zihnen kabul ettiğimiz her şey bedenimize yansır ve bunlarda bize duygularımız olarak geri döner. Bu duygular neden azim, irade, özgüven ve cesaret olmasın? O kalp atışlarımızın inişli çıkışlı grafisi gibi, motivasyon da böyle bir hale girmeye çok meyilli bu süreçte… İşte tam inmeye başlamasına izin vermeden, kaldıraç olsunlar diye lazım zihinsel hazırlıkla yarattığımız o duygular… Tabi ki zihinsel hazırlık tek başına yeterli değil, ama gerekli.. Rasyonel anlamda ve teknik olarak bir öz değerlendirme yaparak çalışma programı oluşturmalı. Bu anlamda önce kendinizde geliştirmeniz gereken yeterlilikleri belirlemelisiniz. Örneğin bunlar,ve konsantrasyonunuzun kapasitesini artırmak, hızlı okuma tekniklerini öğrenmek, zaman yönetiminizi geliştirmek, iç disiplininizi korumak, nasıl öğrendiğinizi öğrenmek, ders çalışma sürelerinizi ve molalarınızı tespit etmek olabilir. Kervan yolda düzülür, mantığıyla hareket ederseniz, ne yazık ki bu yarışa 1-0 yenik başlamış olursunuz. Bunları yaptıktan sonra ise doğru bir planlama ve sıkı çalışma ile gelsin başarı… Sınava yaklaştıkça ben bırakacağım diyen öğrencilerim çok oldu.. Onlara rehberliğim ise bu aşamaya gelene kadar harcadığı emekleri hatırlatmak oldu.. Şimdi vazgeçerlerse bir seneyi tekrar baştan yaşayacaklarının farkına vardılar.. Çoğu zaman hepimiz ödüle ulaşmak için istemediğimiz sorumlulukları yerine getirmek zorunda kalmıyor muyuz? Bu doğadaki en yüce varlık olarak bizi diğer canlılardan ayıran irademizin gücünün bir örneği aslında.. İşte bu gücünüzü harekete geçirerek ve geçmişte yaşadığınız başarı tecrübelerinizi düşünerek, finish çizgisini kucakladığınızı zihninizde canlandırabilirsiniz. Bunu sıklıkla yapın, gün içinde, uyumadan, hemen uyandığınızda, ne zaman isterseniz… Emin olun, bu gerçekten tökezlemeden kalkmak için harika bir yöntem olacaktır. İçinizdeki potansiyeli açığa çıkarmak için eşsiz bir fırsat önünüzde ve bunu dönüştürmek de tamamen sizin elinizde. İyimser, kararlı, motivasyonuzu yüksek tutarak, iç disiplininizi koruyarak sistemli ve planlı, sıkı çalışarak… Walter Bagehot’ın bir sözü gibi, ‘’Hayatta en büyük eğlence başkasının ‘’yapamazsın’’ dediğini yapmaktır. Haydi o zaman hikayenizi yazmaya başlayın.. Tamamen size ait, size özel olsun… Sonunda başarıya kavuşacağınızın mutluluğunu düşünerek alın kalemi kağıdı elinize… Başarılar dilerim…

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here