Ana sayfa Başarı Hikayeleri TÜYAP Anadolu Fuarları A.Ş. Genel Müdürü ve TOBB Türkiye Fuarcılık Meclis Başkanı...

TÜYAP Anadolu Fuarları A.Ş. Genel Müdürü ve TOBB Türkiye Fuarcılık Meclis Başkanı Sayın Cihat ALAGÖZ bu ay Ekosanayi’nin konuğu oldu.

456
0
PAYLAŞ

Tüyap Anadolu Fuarları A.Ş. Genel Müdürü ve TOBB Türkiye Fuarcılık Meclis Başkanı

Cihat ALAGÖZ

“Ankara, sanayinin, ticaretin ve eğitimin de başkenti olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.”

Cihat bey, sizi birbirinden başarılı çalışmalarınızla tanıyoruz, bize kendinizi anlatır mısınız?

1978 Devrek/Zonguldak doğumluyum. Orta öğrenimimi TED Karabük Koleji’nde tamamladıktan sonra Yüce Fen Lisesi’nde eğitim almak üzere 1993 yılında Ankara’ya yerleştim. Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun olduktan sonra Başkent Üniversitesi’nde İşletme Yüksek Lisansı yaptım. Devam etmekte olduğum, Ankara Üniversitesi İşletme Doktora Programında tez aşamasındayım.

Çalışma hayatına ilk olarak 2002 yılında Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nde başladım. 2004 yılından itibaren ise Türk özel sektörünün çatı kuruluşu olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde çeşitli kademelerde yaklaşık 11 yıl yöneticilik yaptım. Bu süre zarfında ül- kemizin yetiştirdiği önemli değerlerden biri olan TOBB Başkanımız Sayın M. Rifat HİSARCIKLIOĞLU’nun çok kıymetli vizyonu ve tecrübelerinden istifade edebilme şansı yakaladım. 2014 yılı sonunda katılmış olduğum fuarcılık sektörünün lider kuruluşu TÜYAP Fuarcılık Grubu bünyesinde bulunan TÜYAP Anadolu Fuarları A.Ş.’nin Genel Müdürü olarak çalışma hayatıma devam etmekteyim. TÜYAP’taki profesyonel iş yaşantım ile birlikte, TOBB Türkiye Fuarcılık Meclisi Başkanlığı, TOBB Genç Girişim ciler Kurulu Başkan Yardımcılığı ve Türkiye Fuar Yapımcıları Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini de yürütmekteyim. Eşim, Dr. Ayşegül ALAGÖZ finans alanında akademisyen. Çağatay ve Batuhan isminde iki oğlumuz var. Fuarcılık Sektörüne girişiniz nasıl oldu? Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde sorumlu olduğum çalışmalardan ilki fuarcılık sektörünün yeniden yapılandırılması projesiydi. Daha önce Sanayi ve Ticaret Bakanlığının uhdesinde olan yurt içi fuarcılık sektörünü düzenleme ve denetleme yetkisi, 2004 yılında yürürlüğe giren 5174 sayılı Kanun ile TOBB’a devredilmişti. O dönem, önüne gelenin fuar adı altında panayır formatında organizasyonlar düzenlediği, sektörel disiplin ve intizamın bulunmadığı, sektörün itibarının ciddi zedeler aldığı sancılı bir dönemdi. TOBB’daki çalışmalarımıza önce Almanya olmak üzere yurt dışındaki başarılı örnekleri inceleyerek başladık. TOBB Başkanımız Sayın Rifat HİSARCIKLIOĞLU’nun ortaya koymuş olduğu hedef doğrultusunda yürütülen çalışmaların sonucunda o günün şartlarında devrim niteliğinde bir mevzuat hazırlanarak fuarcılık sektörü TOBB tarafından disipline edildi. O dönemki çalışmalarda aynı zamanda Türkiye Fuar Yapımcıları Derneği Başkanı olan TÜYAP Fuarcılık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı, sektörün duayeni Sn. Bülent ÜNAL’ın büyük emeği ve katkısı vardır. Fuarcılık sektörünü TOBB nezdinde sevk ve idare etmek üzere çalışmalar yürüten TOBB Fuarlar Komitesi’nde Sn. Bülent ÜNAL ile birlikte yaklaşık 11 yıl çalışma fırsatına sahip oldum. Bu süre zarfından kendisinin engin bilgi ve deneyimlerinden istifade edebilme imkanı buldum. Sn. Bülent ÜNAL’ın daveti ile 2014 yılının sonu itibariyle masanın diğer tarafına geçerek profesyonel iş yaşantıma TÜYAP Fuarcılık Grubunda devam etmeye başladım.

TÜYAP Fuarcılık ne zaman kuruldu? Kaç yıldır bu sektörde devam ediyor?

Tüyap, 1979 yılında, İstanbul’da Sayın Bülent ÜNAL tarafından kurulmuştur. İlk fuarlarını İstanbul Spor ve Sergi Sarayı ve İstanbul Taksim’de bulunan Etap Marmara Oteli’nde hazırlamış, hızla çoğalan projeler ve sanayi fuarlarına yöneliş, geniş fuar alanı ihtiyacını da beraberinde getirmiş. Büyüme sürecinde 1987 yılında Tepebaşı’nda bulunan Tüyap İstanbul Sergi Sarayı faaliyete geçirilmiş, çağdaş fuar merkezi ihtiyacının uzun vadede karşılanmasını ise, uluslararası standartlarda modern bir alt yapıya sahip “Tüyap İstanbul Fuar ve Kongre Merkezi”ni 1996 yılında hizmete açarak sağlamış. yarbakır, Eskişehir, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Samsun, Sakarya ve Trabzon, yurt dışında da Halep, Moskova, Sofya, Tahran, Tiflis ve Üsküp ofisleri ve 26 ülkedeki temsilcilik ağıyla, dünya fuarcılık sektörünün önde elen kuruluşlarından birisi haline gelmiştir. Tüyap 2010 yılında yaptığı yeni yatırımlar ile Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’ne üç yeni salon daha ekleyerek 98.000 m² kapalı ve 75.000 m² açık fuar alanı kapasitesine ulaşmıştır. 12 ayrı salondan oluşan Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi, Türkiye’de özel sektörün sahip olduğu tek ve en büyük fuar merkezidir. Ayrıca, 2014 yılı Ocak ayı itibariyle İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi içinde 260 odası, toplantı salonları, nitelikli lokantaları, spor ve dinlenme alanlarıyla “TÜYAP PALAS” markası altında beş yıldızlı otelimiz hizmete girmiştir. Şık tasarımı ve iş dünyasının ihtiyaçlarına uygun yapısı ve “Aynı anda hem çalışıp, hem dinlenmek artık mümkün” sloganıyla yola çıkan otelimiz fuar katılımcı ve ziyaretçilerimiz için büyük bir kolaylık ve konfor sağlamıştır. Yapılan yeni yatırım ile birlikte önümüzdeki günlerde 400 oda sayısına çıkacak olan otelimiz bünyesinde çok sayıda toplantı salonu ve 1.000 kişilik balo salonu bulunmaktadır. Tüyap İstanbul’daki gelişim ve büyümesine paralel olarak, Anadolu’ya da bir çok yatırım yapmış; 2002 yılında Bursa, 2003 yılında Konya, 2006 yılında Adana, 2008 yılında Diyarbakır ve son olarak da 2014 yılında Samsun fuar merkezlerini hizmete sunmuştur. Tüyap, yurt içinde Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Samsun, Sakarya ve Trabzon, yurt dışında da Halep, Moskova, Sofya, Tahran, Tiflis ve Üsküp ofisleri ve 26 ülkedeki temsilcilik ağıyla, dünya fuarcılık sektörünün önde elen kuruluşlarından birisi haline gelmiştir.

Kaç sektörde fuarcılık yapıyorsunuz?

Türkiye’de fuarcılık sektörü Tüyap ile birlikte düzenli bir ticari faaliyet olarak ülkenin gündemine girmiştir. Kuruluşundan 2015 yıl sonuna kadar hazırladığı 1.465 yurt içi ve 37 ülkede 164’i aşkın yurtdışı fuar ile 114 ülkeden 275.913 firmaya hizmet vermiş ve 179 ülkeden 46.399.122 ziyaretçiye ev sahipliği yapmıştır. Türkiye’de kendi fuar merkezine sahip tek özel sektör fuarcılık kuruluşudur. Grubun ana gelir kaynağını, yurtiçi ve yurtdışı fuar organizasyonları oluşturmaktadır. Tüyap Grubu olarak 700 çalışanı ve 100’ü aşkın meslek örgütü ile uzun vadeli işbirlikleri yaparak, Türkiye’de sahip olduğu ve işlettiği 6 fuar merkezinde yaklaşık 50 farklı sektörde düzenli olarak ortalama 90 civarında ihtisas fuarı hazırlıyoruz.

Grubun ana gelir kaynağını, yurtiçi ve yurtdışı fuar organizasyonları oluşturmaktadır. Tüyap Grubu olarak 700 çalışanı ve 100’ü aşkın meslek örgütü ile uzun vadeli işbirlikleri yaparak, Türkiye’de sahip olduğu ve işlettiği 6 fuar merkezinde yaklaşık 50 farklı sektörde düzenli olarak ortalama 90 civarında ihtisas fuarı hazırlıyoruz. Başkanlığını yürütmekte olduğunuz TOBB Türkiye Fuarcılık Meclisi’nden bahseder misiniz? Meclis’te ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? 2015 yılının Nisan ayında yapılan seçimde kullanılan oyların çok büyük bir bölümünü almak suretiyle Başkanlığına seçilmiş olduğum Türkiye Fuarcılık Meclisi, fuarcılık sektörünün önündeki engellerin kaldırılması, gelişimi ve öneminin artırılması amacıyla 5174 sayılı Kanun uyarınca Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nezdinde teşekkül ettirilmiştir. Meclisimiz, ülkemizin önde gelen fuar organizatörü ve fuar alanı işletmecisi şirketleri ile sektörün sivil toplum kuruluşları ve sektörü düzenleme yetkisi olan kamu kurumlarının üyesi bulunduğu, gücünü Kanundan alan ve bu yönüyle fuarcılık sektörünü temsil etmeye yetkili en üst düzeydeki yapıdır. Türkiye Fuarcılık Meclisi’nde; sektörümüze ilişkin sorunlar ve çözüm önerilerinin müzakere ederek sorunların çözümü için ilgili Bakanlık veya kurum nezdinde gerekli girişimlerde bulunma, sektörel politika ve stratejilerin belirlenmesi, rekabet edebilirliliğin artırılması için önerilerin geliştirilmesi, Hükümet yetkilileri ve ilgili bürokratlar ile görüşme ve ortak çalışmaların yapılması ve sektörümüzü ilgilendiren yasal düzenlemeler ile ilgili görüşlerin hazırlanması gibi çalışmalar yürütüyoruz.

Fuarcılık sektörünün Türkiye’deki geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Ülkemizde fuarcılık sektörümüzün geleceğini çok parlak görüyorum. 1950-60’lı yıllarda Avrupa, Dünya’nın fuarcılık endüstrisinin göz bebeği olarak gelişmeye başladı. 90’lı yıllarda zirveye ulaştıktan sonra 2000’li yıllara doğru fuarcılık Avrupa’dan, Moskova-Türkiye-Dubai eksenine doğru kaymaya başladı. Bugün artık Avrupa fuarlarında ürünlerini ve hizmetlerini sergilemek isteyen firmaların ve ziyaretçilerin Avrupa ülkelerine vize almaları çok zor bir hal aldı. Ortadoğu’dan ve Kuzey Afrika’dan fuar katılımı ve ziyareti için Avrupa ülkelerine gitmek imkansıza yakın bir süreç haline geldi. Bu eksende bulunan ülkeler arasında en fazla avantaja sahip ülke Türkiye’dir. Birincisi, bölgesinde rakiplerine kıyasla demokrasisi en gelişmiş ülkedir, ikincisi, ulaşım ve konaklama bakımından geniş imkanlara sahiptir, üçüncüsü de doğu-batı ve kuzey-güney arasında doğal bir köprü işlevi görerek önemli pazarlara giden etkili ve uygun maliyetli bir çıkış noktası olan ülkemiz; Avrupa, Avrasya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki 1,6 milyar müşteriye ve toplam GSYİH’leri 24 trilyon ABD doları olan çok sayıda pazara kolay erişim imkanına sahiptir. Devletimizin de fuarcılık sektörüne stratejik bir sektör olarak yaklaşım benimsemesi halinde Türkiye’de fuarcılık sektörünün geleceğinin çok daha parlak olacağı, çok daha büyük katılımcı sayısı ve ziyaretçi sayısına ulaşılacağı ve daha iyi imkanlara sahip olacağı inancı içerisindeyim.

Ülkemizde kaç fuar düzenleniyor? Bu fuarlara kaç firma katılıyor?

Ülkemizde her yıl 400 civarında fuar düzenlenir. 2015 yılında ülkemizde 419 fuar düzenlendi. Bu fuarlarda toplam 62.786 firma 3.036.083 metrekare stand alanı kullanarak ürün ve hizmetlerini toplam 16.831.764 ziyaretçi ile buluşturdu. Fuar katılımcılarının 9.551’i, ziyaretçilerinin ise 503.415’i yeni ticari bağlantı kurmak amacıyla ülkemize yurt dışından gelen yabancılardan oluştu.

Fuarların oluşturulmasında sektördeki boşluğa bakarak mı karar veriyorsunuz yoksa gelen talepleri mi değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle sektörel boşluğu ve ihtiyacı takip ediyoruz. Türkiye’de fuarcılık sektörü genel fuarcılıktan ihtisas fuarcılığına doğru tarihsel bir seyir halinde. Başlangıçta genel sanayi ve ticaret fuarları olarak başlayan sektör tarihi seyrinde ihtisaslaşmaya yönelmiştir. TÜYAP Fuarcılık olarak konu başlıklarını belirlerken sektörel ihtiyaçların yanı sıra yurt dışında o sahada düzenlenmekte olan fuarları inceliyoruz. Ayrıca, şayet başka kuruluşlar tarafından düzenlenen mevcut fuarlarda bir memnuniyetsizlik veya fuarın kalite düşüklüğü söz konusu ise sektörden de bu konuda bir talep var ise o konu başlıklarıyla da ilgilendiğimiz oluyor.

Firmalar ilk kez düzenlenen fuarlarda fuar desteği alabiliyorlar mı?

Bir fuarın KOSGEB teşvikleri kapsamına alınabilmesi için geçmişte en az bir kez düzenlenmiş olma şartı vardı. Bu kriter, yeni fuar konuları türetilmesi ve farklı şehirlerde yeni fuarların düzenlenmesini maalesef olumsuz yönde etkiliyordu. Geçtiğimiz yıl TOBB Başkanımız Sn. M. Rifat HİSARCIKLIOĞLU’nun evsahipliğinde, Sayın Başbakanımızın ve Ekonomi Yönetimi ile ilgili Bakanlarımızın katılımlarıyla düzenlenmiş olan 8. Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası’nda TOBB Türkiye Fuarcılık Meclisi olarak gündeme getirmiş olduğumuz konu başlıkla- rından bir tanesi de “ilk kez düzenlenen fuarların da KOSGEB desteği kapsamına alınabilmesi” talebimizdi. Talebimiz doğrultusunda, KOSGEB Genel Destek Programı Uygulama Esasları’nda yapılan değişiklik ile ilk kez düzenlenen ihtisas fuarları da KOSGEB tarafından destek kapsamına alınmaya başlanmıştır. Uygulama Esasları’nda bu husus “İlk defa düzenlenecek olan fuarlarda, organizatör kuruluş tarafından beyan edilen toplam net stand alanının azami %25’i destek kapsamına alınabilir.” şeklinde hükme bağlanmıştır. Türkiye Fuarcılık Meclisimizin KOSGEB tarafından olumlu olarak sonuçlandırılan talebinin sektörümüze ve katılımcı firmalarımıza hayırlara vesile olmasını diliyor ve bu vesileyle Bilim Sanayi Teknoloji Bakanımız Sayın Faruk ÖZLÜ’ye ve KOSGEB Yönetimine sektörümüz adına şükranlarımı sunuyorum.

Bir fuarın uluslararası olması için hangi şartları taşıması gerekiyor?

TOBB’un ilgili mevzuatı uyarınca, bir fuarın uluslararası nitelikte olması için, fuarın aynı düzenleyici tarafından, aynı veya benzer isim ya da konuda son beş yıl içerisinde en az iki defa düzenlenmiş olması; ayrıca yabancı katılımcı sayısının, tüm katılımcı toplamı içerisinde en az %15’e ulaşması veya yabancı katılımcıya tahsis edilen net metrekare stand alanı büyüklüğünün, toplamın en az %10’una ulaşmış olması veya yabancı ziyaretçi sayısının, toplam ziyaretçi sayısı içerisinde en az %2.5’u bulması gerekmektedir.

Denetleyici bir kuruluş bulunuyor mu peki?

5174 sayılı Kanun uyarınca fuarlarımız TOBB denetimi altındadır. İstatistikler bakımından fuar firmasının beyanları dikkate anlıyor. Ancak beyanda bir çelişki görülürse TOBB beyanların belgelenmesini talep edebiliyor. Her fuar, fuarın düzenlendiği şehirdeki Odanın görevlendirdiği denetimciler tarafından denetleniyor.

Kobilerin daha fazla fuar tecrübe etmesini ya da fuar deneyimini yaşaması için çalışma yapılıyor mu?

Doğru fuar katılımı konusunda TOBB Türkiye Fuarcılık Meclisi olarak bir çalışma hazırlığı içerisindeyiz. 2017 yılında Ticaret Odaları ve Sanayi Odaları ile birlikte “Doğru Fuar Katılımı” konu başlığı altında seminerler organize etmeyi planlıyoruz. Burada temel amacımız, firmaların doğru fuarı nasıl seçecekleri, seçmiş oldukları fuara hazırlık sürecini nasıl yürütecekleri, fuar esnasında ürün ve hizmetlerini nasıl sergilemeleri gerektiği, fuarı en verimli halde geçirebilmek için nelere dikkat etmeleri gerektiği ve son olarak da fuar sonrasında fuar esnasında edinmiş oldukları deneyimi nasıl yönetmeleri gerekeceği konusunda eğitimler vermek. Bunu neden yapıyoruz dersek, örnek vermek gerekirse, bir fuar yapılıyor ve organizatör nezdinde çok iyi geçmiş bir fuar oluyor. Fuarın sonunda fuar katılım anketleri yapılıyor, 100 firmanın katılmış olduğu bir fuarda 99 firma fuarın çok güzel geçtiğini söylüyor 1 katılımcı ise fuardan hiçbir şekilde memnun olmadığını söylüyor. %99 oranında memnun olunan bir fuardan 1 katılımcı neden memnun olmaz? Memnun olmayan firmaya bakıyoruz, ayırt edici tasarımı olmayan bir standda, konusunun uzmanı olmayan kişileri görevlendirmek suretiyle fuara katıldığını görüyoruz. Fuarda neyin nasıl sergileneceği, neden katıldığınız çok önemlidir. Katılım amacınız ile sergilediğiniz ürünlerin birbiri ile uyumlu olması gerekiyor. Standlarda görevlendirilen kişilerin konusuna hakim olması gerekiyor. Fuar esnasında yapılan görüşmeler sistematik bir şekilde kayda alınmalıdır. Tüm bunlar yapılmadığı zaman dünyanın en önemli fuarından dahi fayda sağlamanız mümkün değildir. Bu nedenle firmalarımızı doğru fuar katılımı konusunda bilgilendirmeliyiz ki katılımcılarımızın fuardan faydalanabilme imkanlarını yukarı seviyeye çıkaralım, biz de fuarlarımızı daha başarılı hale getirelim.

Fuar stantlarındaki fiyat farklılıkları ya da fiyatların pazarlığa açık olması fuara katılan firmaları nasıl etkiliyor?

TÜYAP’ta bunun bir standardı var. Fuarlar için uygulanan m 2 birim fiyatlarımız var. Bu m 2 birim fiyatlarımız üzerinden satış çalışmalarımızı yürütürüz. Bazı fuarlarımızda; yüksek mertrekarede katılım sağlayan firmalarımıza iskonto söz konusu olabiliyor. Ayrıca fuarımızın stratejik ortağı olan STK’ların üyelerine özel indirimli fiyat uygulamaları olabiliyor. Fiyat tarifeleri ve indirim oranları fuar satışa çıkmadan önce duyurulur. Satış ekibimiz ziyaret ettiği her bir müşterisine bu tarifeyi bildirir. TÜYAP Fuarcılık olarak bu konuda oldukça şeffaf çalışırız. Piyasanın geneli için bunu söylemek maalesef ki söz konusu olmayabiliyor. Sektör derinlik kazandıkça ve profesyonelleşme üst seviyelere yükseldikçe fiyat uygulamalarında da bir standarda gelineceğini düşünüyorum.

Standlar dolmadığı zaman fuarın iptali söz konusu oluyor mu?

Bir fuarın nasıl iptal edileceğine dair TOBB tarafından konulmuş kurallar var. İlgili mevzuat uyarınca fuarın başlamasından en geç 2 ay öncesine kadar fuarı iptal edebilme imkanınız var. Düzenli çalışan firmalar, uzun vadeli projeksiyon çerçevesinde yaklaşan firmalarımız zaten bir fuarın istenilen seviyede bir satışa ulaşıp ulaşmayacağını bu süreden çok daha öncesinden görebilme imkanına sahip oluyor. Sektörün durumuna göre, ülkenin ekonomisindeki genel gidişata göre maalesef fuarlarda dönem dönem iptaller söz konusu olabiliyor.

Türkiye’deki fuar merkezleri yeterli mi?

Öncelikle her ilde fuar merkezi olmasından ziyade belirli bir coğrafi bölgeye hitap eden nitelikte bölgesel fuar merkezlerinin bulunuyor olmasını çok daha anlamlı buluyorum. Çünkü bu sayede fuarcılık sektöründe bir derinleşme ve gelişme söz konusu olabilir. Belirli sektörlerin uzmanlaştığı ve yaygınlaştığı belirli bölgeler var. O bölgelere hitap eden fuar merkezlerinin yine o bölgelerde bulunuyor olması çok daha faydalı. Ülkemiz fuarcılık sektörünün kalbi İstanbul’da dünya ölçeğinde fuar merkezleri faaliyet gösteriyor. Önümüzdeki dönem yapılacak yeni salon yatırımlarla bu merkezlerin kapasitelerinde artış öngörülüyor. Bugün Anadolu’da, içlerinden bazıları uluslararası kalitede olmak üzere Konya’da, İzmir’de, Bursa’da, Adana’da, Antalya’da, Gaziantep’te, Samsun’da, Kocaeli’nde, Diyarbakır’da, Denizli’de, Mersin’de fuar merkezleri faaliyet gösteriyor.

Ankara’da fuarcılığın geleceğini nasıl görüyorsunuz? Yeterli kapasiteye sahip fuar merkezinin olmaması ya da uçakların direkt Ankara uçuşlarının olmaması, Ankara için bir engel mi?

Ankara, son yıllarda yaşanan müspet gelişmelerle birlikte artık sanayinin, ticaretin ve eğitimin de başkenti olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bu bakımdan sektör açısından Ankara’nın geleceğine umutla bakıyorum. Ankara’da şu anda Congresium ve Anfa Altınpark’ta fuarlar düzenleniyor. Ankara Ticaret Odası tarafından şehrimize kazandırılmış olan Congresium gerek konumu gerekse de uluslararası kongre, sempozyum, konser, gösteri ve toplantı imkanları bakımından çok işlevsel ve önemli bir buluşma platformu haline gelmiştir. Ancak, Ankara’daki mevcut alanlar fiziki özellikleri bakımından daha çok kongre yanı organizasyonlar ve butik fuarlar için daha elverişli. Ağır sanayi veya makine vb. konularda düzenlenecek ihtisas fuarlarına ev sahipliği yapabilecek nitelikte bir fuar merkezinin kazandırılmasının, sektörümüze ve şehrimize önemli artıları olacağı kanaatindeyim. Ankara’dan yurtiçinde birçok noktaya doğrudan uçak seferi olmakla birlikte Ankara’ya yurtdışından direkt seferlerin azlığı maalesef Ankara’da uluslararası çapta fuarlar düzenlenmesinin önünde önemli bir engeldir. Yurtdışından fuarı ziyarete gelecek kişiler, öncelikle fuar merkezinin rahat ulaşılabilir olmasına bakıyorlar.

Anadolu’da düzenlenen fuarlar için konaklama yeterli mi?

Konaklama imkanları bakımdan Anadolu’da gerçekten altın çağ yaşıyoruz. Bugün Anadolu’da fuar merkezi bulunan illerde birbirinden kaliteli oteller faaliyete geçti. Örneğin Samsun’da bundan 3-4 yıl öncesine kadar bir iş toplantısına gittiğinizde düzgün, kaliteli konaklayabileceğiniz bir yer bulmakta güçlük çekerken bugün Sheraton, Hilton, Anemon gibi markaların çok kaliteli otelleri hizmete girdi. Fuar Merkezlerimizin bulunduğu diğer illerimiz de farklı durumda değil. Şunu büyük bir gururla söyleyebilirim ki, fuar merkezlerimizin bulunduğu illerde kaliteli konaklama imkanı eksikliği kesinlikle söz konusu değildir. Yeme-içme imkanları ve ulaşım imkanları da her geçen sene gelişmektedir. Altyapı bakımından bu şehirlerimiz, dünyadaki herhangi bir örneği ile boy ölçüşebilir hale gelmektedir.

Fuar alanı yatırımını kimler yapıyor?

Türkiye’de salon yatırımları kamu ağırlıklı yapılar tarafından götürülür. Bunun tek istisnası TÜYAP’ın İstanbul’da bulunan fuar merkezidir. Oradaki fuar ve kongre merkezi TÜYAP’ın kendi yatırımıdır. Bu örnek dışında ülkemizdeki fuar ve kongre merkezlerimizin tamamına yakını o illerde bulunan Belediyeler ile Ticaret ve Sanayi Odalarının ortak girişimi çerçevesinde yapılmaktadır Fuar merkezi yatırımı, kısa sürede geri dönecek bir yatırım değildir. Fuar merkezleri bulunduğu şehrin simgesi niteliğinde binalardır. Buraların ana amacı bulunduğu bölgenin ekonomisine ve şehir hayatına katkı sağlamaktır. Fayda-maliyet analizi yapılırken, fuar merkezinden ne kadar kira geliri elde ettik mantığı ile hareket edilirse yanlışa düşülür. Şehir ne elde etti, bölge ekonomisine ne kadar katkı sağladı diye bakmak gerekiyor. Bundan dolayı da fuar merkezi yatırımları genellikle kamu ağırlıklı yapılar tarafından hayata geçirilmektedir.

Eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Türkiye Fuarcılık Sektörü olarak ülkemizin geleceğine umutla bakıyoruz. Ülke ve Millet olarak birlik ve beraberlik içerisinde hareket ettiğimiz ve birbirimize inandığımız ve tutunduğumuz sürece üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorunun olmadığını düşünüyorum. Ülkemize ve Milletimize inanıyor, güveniyoruz.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here