Ana sayfa Genel Ayşegül Ertan İle Röportaj

Ayşegül Ertan İle Röportaj

314
0
PAYLAŞ

Yüksek şeref öğrencisi olarak mezun olduğu ODTÜ’den sonra kariyerine eşiyle birlikte aile şirketinde devam etti Ayşegül Ertan… 19.yüzyılda Ankara topraklarının en önemli gelir kaynağı olan tiftiği tekrar keşfederek ülke ekonomisine katkı sağlamak üzere yola çıktı. Birbirinden özel ve güzel bir koleksiyonla şimdi karşımızda… Genç, başarılı, azimli bir annenin hikayesini bugün siz okuyucularımızla buluşturuyoruz…

Ekosanayi okuyucularımız sizi biraz daha yakından tanısın istiyoruz. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
1981 Isparta doğumluyum. Babamın görevi nedeniyle, lise tahsilimin sonuna kadar eğitimimi ülkemizin farklı yerlerinde ve yurtdışında gerçekleştirme imkanım oldu . 1999 yılında ODTÜ Uluslararası İlişkiler bölümünü kazandım ve 2003 yılında da yüksek şeref öğrencisi olarak mezun oldum. Çok iyi derecede ingilizce, az da olsa İspanyolca ve Almanca biliyorum. Mezun olduktan sonra, beş yılı İstanbul’da, üç yılı da Ankarada olmak üzere sekiz yıl finans sektöründe çalıştım. Yaklaşık 1,5 yıl önce de, eşimle birlikte tekstil sektöründe çalışmaya başladım. Ayrıca, anneyim,3 yaşında çok yakışıklı bir oğlum var. Aile şirketi mi?
Evet,bugün Ankara’nın en köklü triko üreticilerinden biri olarak faaliyet gösteren firmamız ,1967 yılında kayınpederim tarafından kurulmuş; şu an Butik Triko &Mutlu Ertan markası altında kayınbiraderim ve eşim öncülüğünde faaliyetlerine devam ediyor..Benim de Butik Triko markamıza ilişkin sorumluluklarım olmakla beraber, şu an esasen yeni markamız “Mohair&Angora”dan sorumluyum..

Mohair Angora markası nasıl doğdu?
Açıkçası, Şirkete dahil olduktan sonra farklı bir şeyler yap- mak, gerek eğitimim gerekse geçmiş tecrübelerimden yararlanarak bir katma değer yaratmak istedim. Bununla ilgili ailece beyin fırtınaları gerçekleştirdik ve dünya çapında çok geniş bir araştırma içine girdik. Bu araştırmalar sonucunda gördük ki Avrupa’da ve Amerika’da ipek, pamuk, kaşmir gibi doğal elyaflar çok ön planda. Triko üreticisi olduğumuz için açıkçası kaşmir çok ilgimizi çekti.

Tiftikle tanışmanız nasıl oldu?
Literatürde kaşmir’i araştırırken karşımıza “tiftik” çıktı. Öğrendik ki “Ankara Keçisinden “ elde edilen bu değerli elyaf tüm dünyada mohair/moher olarak tanınıyor ve kaşmirle aynı doğal lüks elyaf grubunda değerlendiriliyor. … Bunun da ötesinde, kaynak ne olursa olsun, dünya literatüründe kabul edilen genel kanı, dünyanın yüzyıllardır lüks bir elyaf olarak bildiği bu değerli elyafın anayurdunun Ankara olduğu.. İpliklerin pırlantası tiftik… Tiftiğin etkileyici bir hikayesi var. 19. Yüzyıl ortasına kadar, sadece anayurdu olan Ankara’da üretilen Ankara Keçisi ve Tiftiği, yıllar boyu, Osmanlı ekonomisinin ve İpek Yolu kervanlarının en önemli ürünlerinden olmuş.. İnanılmaz sıcaklığı, dayanıklılğı ve parlaklığı sebebiyle, ”tüm ipliklerin pırlantası” olarak da adlandırılan Tiftik, tarih boyunca kralların ve sultanların kıyafetlerinde kullanılmış nadide bir iplik, öyle ki tiftikten dokunan kumaşlar tüm kumaşların sultanı olarak bilinirmiş… Ne yazık ki, bugün geldiğimiz noktada tiftiğin Türk ekonomisindeki payı çok çok azalamış. Dünya pazarındaki payımız oldukça düşmüş, bugün ABD ve Güney Afrika, Türkiye’yi geride bırarak dünya pazarında lider konuma gelmişler.. İşte tam bu noktada milliyetçilik duygularımızın da ön plana çıkmasıyla ,Ankara’lı çok eski bir tekstil firması olarak tiftikle ilgili üretim yapmaya, böylelikle, tiftiği Ankaramıza geri kazandırmaya karar vermiş olduk ve hikayemiz başladı…

Bunu yapmak için neler planlıyorsunuz?
Uzun bir hazırlık sürecinin sonunda, 2012 Eylül ayında “Mohair&Angora”markası altında, tiftikten “Ankara’ya ait” hediyelik bir koleksiyon oluşturduk. “Mohair & Angora” Koleksiyonumuz; güçlü Ankara Tiftiği hikayesi ile, Ankara’dan ayrılırken özel bir hatıra götürmek isteyenler ya da “Ankara’ya ait” lüks ve kaliteli bir hediye vermek isteyenlere, en üst düzey tiftik olarak bilinen “süper-ince oğlak tiftiği” (super-kid mohair) ile örülmüş şal ve atkıları çok özel hediye paketlerinde sunuyor. Önümüzdeki dönemde, tiftik gibi yine anayurdu Ankara olan bir başka değerli elyaf “Angora”yı (Ankara Tavşanı Tüyü) da koleksiyonumuza katarak, uzun vadede bu iki değerli elyaftan hazırlanmış çok daha geniş bir koleksiyona ulaşmayı hedefliyoruz…

Peki ürününüzle ilgili geri dönüşler nasıl oldu?
Ürünümüzün arkasında gerçek ve sağlam bir hikaye var. Ürünümüzü gören herkes Ankara’ya ait olan böyle bir ürüne destek olmanın Ankara’ya bir borç olduğunu söyleyerek ürünümüze sahip çıktı. Beklentimizin çok üstünde bir ilgi ve destek ile karşılaştık… Satışa sunulalı henüz bir kaç ay olmuş olmasına rağmen, şu an koleksiyonumuz Ankara ve İstanbul’da kurumsal ve turistik çok sayıda noktaya ulaşmış durumda… Ama tabi bizim amacımız bunu tüm dünyaya tanıtabilmek, bir dünya markası olmak..

Mohairin özelliği ne?
Tiftiğin gerçekten çok sihirli özellikleri var, ipliklerin pırlan- tası denmesi boşuna değil örneğin eşsiz bir parlaklığı, göz kamaştırıcı bir ışıltısı vardır.Doğru formda kullanıldığında yazın çok serin, kışın çok sıcak tutar ama aynı zamdanda çok hafiftir.. Çok dayanıklı ama aynı zamanda çok esnek.. ayrıca antibakteriyel.. bunun gibi daha bir çok özelliği mevcut.. Aslında, Dünya moherin farkında ve dünyada çok pahalı bir ürün. Dolayısıyla bizim sadece çok küçük bir kıvılcıma ihtiyacımız var. Bu kıvılcımı da çaktığımıza inanıyoruz.

Tiftiği artırmanın yolu hayvancılığın artırılması mıdır?
Tiftik bulmak çok zor; şu an Ayaş, Beypazarı ve Güdül, Nallıhan gibi noktalarda üretim var, ama çokçok azalmış durumda… Bunu arttırmanın yolu bizce tiftikle ilgili farkındalık ve talep yaratmak… Şu an eksik olan bu… Tabiki sonrasında hayvancılık ve üretim kısmını artırıyor olmamız lazım. Bunu başarabilirsek ekonomimizde iyi bir domino taşı olacaktır.

Koleksiyonunuz nelerden oluşmakta?
Şu anda koleksiyonumuz tiftikten yapılmış şal ve atkılar- dan oluşuyor. Önümüzdeki dönem çorap üretmeyi hedefliyoruz. Antibakteriyel oluşu, sıcak tutmasına rağmen terletmemesi ve koku yapmamasıı çok önemli etkenler. Ayrıca, bere, eldiven,kazak, hırka gibi giyim ürünleri de planlarımız içinde.. Önümüzdeki dönemde, tiftik gibi yine anayurduAnkara olan bir başka değerli elyaf “Angora”yı (Ankara Tavşanı Tüyü) da koleksiyonumuza katarak, uzun vadede bu iki değerli elyaftan hazırlanmış çok daha geniş bir koleksiyona ulaşmayı hedefliyoruz… Ama ilk etapt hediyelik bir koleksiyon olarak amaçladığımız için şal ve atkı ile başladık.. Gerçekten ”Ankara’ya ait” bir hediyelik ürün oluşturmanın gururu içindeyiz.

Ürünlerinizi nerede bulabiliriz?
Önce Ankara ve İstanbul ile başladık. Şu an kurumsal satış noktaları ve turistik hediyelik eşya satan yerlerdeyiz. Türkiye’nin en lüks mağazaları, 5 yıldızlı oteller, müzelerde, sanat merkezlerinde ve internet üzerinden ürünlerimiz satılıyor. Ürünü ne kadar çok anlatırsak hedef kitlemiz o kadar çok artıyor, amacımız marka bilinirliğini artırıp dünyaya yayılmak …. Perakende satışın yanında ürünlerimiz kurumsal hediyelik anlamında da çok fazla talep görüyor; örneğin Ankara merkezli kurumsal firmalar, kamu kurumları ve tabiki elçilikler ürünlerimizle çok fazla ilgileniyorlar Tiftik dendiğinde Türkiye akla gelsin istiyoruz… Kolay bir iş değil ama biz bu işe baş koyduk. Uzun ince bir yol ama bizi heyecanlandıran bir yol. Bir küçük düşünceden bu noktaya geldik. Bir Ankaralı olarak bu bizim için bir kültürel miras, inşallah çok iyi bir noktaya getireceğiz.

Eşle birlikte çalışmak zor mu?
Açıkçası biz çok zorlanmıyoruz; eşim de ODTÜ İşletme mezunu, herhalde dünya görüşümüz ve kafa yapılarımız benzediği için güzel br sinerji yaratıyoruz.. Onun görüşleri benim için her zaman çok değerli ve önemli.. Tek dezavantjı, eve iş götürüyoruz ama mutluyuz çünkü bu proje bizim için çok önemli. Bu konuda çalışmak bizi enerjik tutuyor, hatta oğlum bile çok küçük olmasına rağmen tiftiğin bilincine vardı ve o bile sohbetlerimize katılıyor. Mohair& Angora bizim için bir tutkuya dönüştü ve şu an evimizin dördüncü bir ferdi gibi işimiz.şyerimizde kadın çalışana ağırlık veriyoruz…. Kadınların iş hayatında olmasına önem veriyoruz ve kadınları destekliyoruz.

Kendinize ayırdığınız vakti nasıl değerlendiriyorsunuz?
Eşimle beraber seyahat etmek en büyük zevklerimizden birisi.Spor yapmayı ve özellikle tenis oynamayı çok seviyorum. Ayrıca, eşim ve oğlumla beraber evde mısır patlatıp, ışıkları kapatıp film seyretmeyi çok seviyoruz. …Okumayı ve araştırmayı çok seviyorum. Ankara dersek… Ankara çocuğumu büyüteceğim şehir diye hep söylerim. Ayrıca, sevdiklerimin olduğu şehir Annem, babam, kardeşim, kayınvalidem, kayınpederim ve tüm diğer sevdiklerimiz Ankara’da…Aile benim için çok önemli… Onların destekleri ve sevgisiyle bugün başarıyı yakaladık. Yanımızda ailemizi görmek bizim en büyük servetimiz.

Hedefleriniz var mı?
Amacımız ilk etapta tiftiğin değeri ve Ankara’ya aitliği konusunda başta Türkiye’de sonrasında da tüm dünyada bir farkındalık ve en önemlisi talep yaratılması.. Hayalimiz, Ankara’da hayvancılıktan, agroturizme, moda tasarımına uzanan çok güçlü bir tiftik/angora endüstrisinin temellerinin atılması ve nihai olarak tabiki tiftiğin ve angoranın Ankaramıza ait birer dünya markası olması. İşte “Mohair&Angora” Koleksiyonu bu ideale bir kıvılcım olmak için yola çıkıyor ve tüm Ankaralıların desteğini bekliyor..

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here