Ana sayfa Genel İÇASİFED Başkanı Mehmet Akyürek: “İş yaşantımda kimsenin yapmadığını yaparak varoldum…”

İÇASİFED Başkanı Mehmet Akyürek: “İş yaşantımda kimsenin yapmadığını yaparak varoldum…”

305
0
PAYLAŞ

İÇASİFED Bașkanı

Mehmet AKYÜREK

İşini metal hekimiyim diye anlatan bir sanayici

“İşten korkma, geri adım atmak yok. Her fırsatta ileri adım atarak büyüme modelleri oluşturmalıyız. Bilgi birikimimizi yeni nesillerle paylaşmalıyız.”

Bize kendinizden bahseder misiniz, nasıl girişimci oldunuz?

1954 Kırşehir doğumluyum. Eğitim Enstitüsü mezunuyum. Babam marangozdu ve aramızda kuşak farkı vardı. Ben kendi kendime babamdan para istememe kuralını koydum. Önceleri balık tutup sattım. Oradan kazandığım paralarla Texas, Tommiks alıp arkadaşlarıma kiralamaya başladım. Sermayem 300 kitaba ulaştığında babam işin farkına vardı ve kızarak kitaplarımı bir yaz günü sobada yaktı. Yaşamımda ilk batışımı da böylelikle yaşamış oldum. Durmadım tabii girişimci ruhu var bende. İnşaatlarda kalıplardan çivi sökmeye başladım. Söktüğüm çivileri düzeltiyor ve başka inşaatlara satıyordum. İşi büyüttüm ve yanıma birkaç arkadaşımı da aldım çalışsınlar diye.

Profesyonel iş yaşantınız nasıl başladı?

Yedi yıl Siteler’de Osman Tan firmasında işçi ile işveren arasında çalıştım. Yöneticilik yaptım. İşverenimin de iznini alarak kendi işyerimi açmak üzere işten ayrıldım. Patronum ilk işyerimi açarken bana kredi almam için bankaya kefil olmuştu. Benim için çok özel bir anıdır. Böylece Ostim’de okul sırası boyama üzerine fırın boya atölyemi kurdum.

Geçmiş iş deneyimlerimin de yardımıyla işimi geliştirerek Türkiye’de ileri teknoloji olan elektrostatik sistemde toz boyama tesisi akabinde ise harici tip köşk panolarının boyama işini yapmak üzere iki tesis daha açtım. Türkiye’de çok büyük markalarla çalışmaya başladım ve daha uzun boyutlarda fırın boyama işi için yeni bir işyeri daha açtım. Bu arada eşimi de işlerime ortak yaptım. Eğer bir gün benim başıma bir şey gelirse eşim kaldığı yerden hayatını idame ettirebilsin, hayat standardı düşmesindi niyetim.

O yıllarda Ostim’de başka kadın işveren var mıydı?

Eşim Meral Akyürek, Ostim’de bir ilki başardı ve ilk kadın işveren oldu. Bir boya satış mağazası açtık ve bizim üretimlerimizle entegre olarak çalışmaya başladı. Başarılı her erkeğin yanında hatta önünde bir kadın vardır. Meral hanımdan çok destek aldım, hem çalıştı hem de çocuklarımızı çok güzel eğitti. Kızımızın birisi İngiltere’de master yaptı ve İstanbul’da kendi işini kurdu. Diğeri yüksekokul okudu. Gelecek kuşaklarımızda girişimci olmaya devam ediyor.

Girişimciliğiniz sanırım bununla sınırlı kalmadı…

Ostim’de boyama, yaş boya, toz boya atölyeleri, boya satış mağazası, hammadde satışları , dünya markalarının bayilikleri derken Kayaş’ta bir boya fabrikası kiralayarak boya üretmeye de başladık. Sonrasında Ostim’de bir kumlama tesisi kurdum.

İş yaşantımda kimsenin yapmadığını yaparak varoldum…

Benim iş yaşantımdaki özelliğim kimsenin yapmadığı işi yapmak. Kumlama işini kimse bilmiyordu ben bu işe başladığımda. Bana ne iş yapıyorsun dediklerinde “-Ben metal hekimiyim” diyorum. Metal, doğada insan gibi filiz şeklinde doğar. Daha sonra insanlar tarafından yerinden sökülerek alınır ve haddehanelerde şekillendirilerek insanlığın kullanımına sunulur.

Metal yaşlanmasını sizde duymuşsunuzdur. Metalde doğar, büyür, yaşlanır ve ölür. Biz işte burada metalin ömrünü uzatmakla görevliyiz. Metale sen nerede yaşayacaksın diye soruyoruz. Bu bir baraj kapağı da olabilir, bir akarkayıt deposu da. Önce metalin yüzeyini hazırlıyoruz yani kumlamasını yapıyoruz. Metal şekillenirken üzerinde oluşan hadde kabuğunu alıyoruz. Nasıl ki insanın bir yeri kesildiğinde kabuk bağlar ve iyileştiğinde kabuğu atar metal de aynı şekilde kabuk bağlar. Bu kabuğu almazsanız metal kanser olur ve hızla ölüme doğru gider.

“Metal, Yaşayan Bir Canlıdır.”

Metale bir kaç damla su damlatıp bekleyin hemen paslandığını görürsünüz. Üzerindeki pasta zaman içinde pul pul dökülür. Çok ilginçtir ki pul pul dökülen bu metal partekülleri toprak altında yine birleşirler aynı insanlar gibi.

Ekibimle biz aile gibiyiz…

31 yıl oldu iş hayatına gireli 31 yıldır bende çalışan elemanım var. Emekli oldular hala çalışmaya devam ediyorlar. Çalışırken tahsis ettiğim evi emekli olunca hediye ettim ustama. Ben ahievran torunuyum, paylaşmak benim için çok önemlidir hayatımda.

Ekibimden de girişimci çıkardık…

Ben iş hayatımda patronumdan izin alarak işyerimi açmıştım. Şimdi benim yanımda çalışan, mesleği öğrenen ve kendi kanatlarıyla uçmak isteyen personelime de ben öncülük ediyorum kendi girişimcilik hikayelerini yazıyorlar. Her zaman maddi manevi destekçileri olmaya çalışıyorum.

Sivil toplum dendiğinde akla gelen isimlerden birisiniz. Bu kadar iyi örgütçü olmayı nasıl başarıyorsunuz?

60 üye ve 100 payla Ostim Sanayici İşadamları Toplu İşyeri Yapı Kooperatifini kurduk. Amacımız çok küçük paraları kooperatifte toplayıp tek başımıza yapamadığımız işleri birlikte yapabilmekti. Sonrasında Ostim Sanayici İşadamları A.Ş.’yi kurduk. Üyelerimizle arama toplantıları yaparak kendi anayasamızı hazırladık. Sonuçta güçbirliği şirketimiz büyük fabrika yapmak üzere Anadolu Organize Sanayi Bölgesinde konuçlandı. Burada nasıl büyürüz diye araştırma yaptık ve istediğimiz araziyi bulamadık. Yönümüzü Eskişehir yolu 40. Km’de bulunan sanayi arazisine çevirdik. 6 aylık süreçte Anadolu Organize Sanayi bölgesini 2 yüz sanayiciyi içine alacak şekilde planladık. Halen İçasifed İçanadolu Sanayici ve İşinsanları Federasyon Başkanıyım. Bunun yanı sıra birçok sivil toplum kuruluşunda yönetimlerde görev aldım.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here